20.9.06

vurun kahpelere!







roman kahramanı kahpelerden, roman yazarı kahpelere yükseldik şükürler olsun şanlı cumhuriyet tarihimizde. özgürce konuşan kahramanları, yaratıcılarını edebiyat alanından çıkartıp sırtlanların önüne atmakta yem olarak kullanıldılar.


yeni türk eğlencesi mahkeme önü parodileri için son çağrıyı yaptı tekinsiz adamlar. memleketin ve aslında hayatın 'kerinçeklerle perinçsizlere' emanet olmadığını düşünmek istiyorum. roman kahramanlarının, çevirmenlerin ve sonra kimbilir kimlerin, fitilin ucunu tekrar tekrar yakmaktan hiç çekinmeyen bu adamların önüne böyle atılıvermelerinden korkuyorum. bunun ne politikayla, ne hayatla ne hiçbir şeyle ilgisi olmadığını düşünüyor, hiçbir şeyden korkmazken bu recm çağrılarından korkuyorum. hayatın içindeki örneklerini biliyor, görüyor, benzetiyor, ürküyorum.

kimi zaman tek bir takıntılı ruh hastasının dünyayı bile nerelere götürdüğünü hatırlıyorum.
***
savcılığın kitaptan başka alıntılar yaparak itirazına rağmen açılan davanın sonucunu, lince dönüştürülmek istenen duruşmada kimin nasıl korunup korunmayacağını göreceğiz yarın. birilerine birşey olmasın diye elimiz yüreğimizde olacağı için, aslında bu davanın varlığının bile nasıl bir aşağılanma, bir hakaret, boktan bir şaka olduğunu unutacağız. arkasından başka davaların geldiğini, bunun giderek sıradanlaşmakta olduğunu unutacak, kökten itiraz etmekten vazgeçip davanın gidişatıyla oyalanacağız. vazgeçirileceğiz, daha azıyla yetinmek zorunda bırakılacağız.
***
neredeyse bir mizah figürü olan, herşeye kafayı takıp oraya buraya şikâyetler yazan emekli albayların apartman önündeki çocukları azarlamakla yetinmeyip haklarını mahkemelerde aramasına gülemiyoruz artık. hastalığını bile ayıptır diye sakladılar yıllarca, 'içki içer mi o bir ilah' diyerek. şimdi, kendince tarih yorumlayıcılarından biri atatürk 'ün çarşafa girmesine bozulduğu için, bir kitap ve yazarı daha yargılanacak önümüzdeki günlerde. hem yazarı, hem de ilk kez bunca yıl sonra gerçek hikâyesine yaklaşılmaya çalışılan latife hanım.
***
bu adamlara, mahkemelerin ona buna dava açan konumundan başka bir de çete mensubu olarak rastlıyoruz son yıllarda di mi? neden acaba? herşeyin böyle birbirine karışmasına ne denirdi? ben unuttum, siz hatırlayın.

-----------------------------------------------------------------------------------------------
fotoğraflar: perihan mağden, elif şafak, ipek çalışlar, latife uşşaki.

2 yorum:

gaykedi dedi ki...

Hayalet Taşlamak !

Elif Şafak yaşamı ciddiye alan bir genç kadın.Kadınların çoğundan daha ilk bakışta, görünüşüyle bile ayrılıyor.Çok küçük yaşında baba, aileyi terk etmiş. Annesi tarafından büyütülüyor. Diplomat olan annesiyle beraber Strasbourg'da, Madrid'de geçiyor çocukluk ve ilk gençlik yılları...Sürekli okuyor. Sürekli günce yazıyor. Öyle oluyor ki... Günce satırları zaman zaman romana dönüşüyor.Elif Şafak "Yazdıklarımı okuyunca, hangisini gerçekten yaşadım, hangisi hayalimin ürünüydü, bazen bilemezdim" der. Genellikle yalnızdır. Babasına kızmaz, babasından nefret etmez, baba çağrışımı onun için sadece bir boşluktur. Belki de BABA VE PİÇ romanı, onun bu travmasının bilinçaltı ürünüdür.ODTÜ'ye girer. Elif de sol eylemlerin içindedir..

Sonra... Doktora... Amerika'da öğretim görevlisi olarak geçen yıllar... Ayağını sağlam basan bağımsız bir duruş... Farklı renkleri ortaya koyan cesur bir yazar...Örneğin... DERVİŞ'te biseksüellik gibi çok duyarlı satırların yazılması yürek ister.Hep ciddi konuları konuşan, havaiyattan pek hoşlanmayan, güzel bakan, tertemiz yürekli bir insan....Bu roman için dava açmak, siyaset deyimiyle "hayalet taşlamaktı."Hukukta "suçun şahsiliği" ilkesi vardır.Roman kahramanı suç işler mi? "İşledi" diye dava açılırsa, işte bu "hayalet" yargılamak olur."Cadı avı" Ortaçağ'da kalmıştır.Bu roman için "Türklüğe hakaret" diye kıyametler koparan zihniyet, Türkiye üzerine düşürdüğü gölgelerle "Türklüğe hakaret" etmektedir....Güneri Civaoğlu' nun yazısı tarafımdan biraz kısaltılmıştır...Gaykedi

http://gaykedi.blogspot.com/

İsimsiz dedi ki...

http://www.elifsafak.us/